
Herkese güzel ve iyi bir hafta diliyorum. Evet blogumu neredeyse 3 haftadır güncelleyemedim. Amabu sefer gerçekten çok çok haklı bir sebebim var. 23 ocak 2010 cumartesi günü biricik babaamı kaybettik. Bizim için gerçekten büyük bir şok oldu. İnsan duygularını anlatacak kelime bulamıyor. Şaka gibi geliyor. Sanki annemlere gittiğimde kapıda beni babam karşılayacakmış gibi geliyor; ama malesef ben geldim diye kapıya çıkan olmuyor.
Arkadaşlar hayat o kadar kısa ki insan bir dakika sonrasını göremiyor. Babamla akşam yemeğimizi yedik; kahvelerimizi içtik, çayımızı içerken birinci bardak çayını içdi ikinci bardak çayını içemeden öldü. Hiç bir şey yapamamak insanı kahrediyor. 112 acil servis geldi, kalp masajı yapıldı ama babamı geri getiremediler.
İnsan bir yakının ölümüne çok üzülüyor ama kendinden birisi oldu mu duygularını ifade edemiyor. Derler ya ateş düştüğü yeri yakar diye evet öyle oluyor.
Sizin de akşam akşam canınızı sıktım ama burası benim hem sevinçlerimi hem de acılarımı ve hüzünlerimi paylaştığım günlüğüm.
Bunun üzerine kıymalı makarna iyi gider değil mi?
Pazar günü yapmıştım. Daha önce de söylemiştim. Bizim evde mutlaka her akşam sulu yemeğin yanında makarna veya pilav olur diye. Her zaman sade makarna yemekten sıkıldığımız zamanlar kıymalı makarna iyi bir alternatif oluyor, çocuklarda çok seviyor.
Herkesin bildiği bir tarif ama kızım için tarifini yazıyorum.
Bu blogumun ileri de kızımın tarif defteri olmasını istiyorum.
1 paket makarnayı tuzlu suda haşladım. Makarna haşlanırken bir tane soğanı yemekli doğrayıp yağ ile kavurdum içine 250-300 gram kadar kıymayı da ekleyip birlikte kavurdum. Tuzunu ve baharatlarını katıp bir çay bardağı kadar sıcak su ekleyip kıyma suyunu çekene kadar pişirdim. Servis tabağına süzülmüş makarnayı alıp üzerine kıymalı sosu döküp servis yaptım. Biz sarımsaklı yoğurt ile yedik. Yalancı mantı niyetine :))
Neye niyetle yersen o olur değil mi?